Türkiye Cumhuriyeti

Sidney Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

İstanbul’un Fethi’nin 559.Yılı , 26.05.2012

İstanbul’un Fethi’nin 559.Yılı Gecesi
Konuşma Taslağı
26 Mayıs 2012

Herkese iyi akşamlar diliyorum.
Böyle önemli bir günde sizlerle birlikte olmaktan dolayı büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Avustralya Milli Görüş Teşkilatları Başkanı Sayın Celal Varsan, NSW Milli Görüş Teşkilatları Başkanı Sayın Abdülkadir Sula’ya ve bu anlamlı gecenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Derneğimizin davetine icabet ederek Türkiye’mizden gelen konuğumuz Prof. Dr. Mehmet Çelik’e de bir kez daha huzurunuzda hoş geldiniz diyorum. Saygıdeğer Hocamız, Sidney’deki sunumlarının ardından Melburn ve Adelaide’ta da vatandaş ve soydaşlarımızla biraraya gelecekler ve konferanslar verecekler.

Saygıdeğer konuklar,
Bir Başkonsolos için tarihinin önemli günlerini, ülkesinden binlerce kilometre uzakta, vatandaşlarının şevk ve özverisiyle kutlamaktan daha büyük bir mutluluk kaynağı olamaz. Bugün de o anlamlı, özel günlerden birini, gözbebeğimiz İstanbul’umuzun fethinin 559. yıldönümünü idrak ediyoruz.

İstanbul’un fethi, başarılarla dolu şanlı Türk tarihindeki en önemli dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır. Büyük Osmanlı Sultanı II. Mehmed İstanbul’u fethederek Osmanlı Devleti’ni üç kıtada hüküm sürecek büyük bir imparatorluğa dönüştürmüş, kendisi de Fatih Sultan Mehmed unvanını almıştır. Bu sayede Osmanlı İmparatorluğu bir cihan imparatorluğuna dönüşmüştür.

İstanbul’un fethiyle Osmanlı Devleti kısa süre içinde Balkanlar’da ve Karadeniz’de de genişlemiştir. Nitekim İstanbul’dan hemen sonra Sırbistan, Yunan yarımadası ve Eflak fethedilmiş, 1460 yılına gelindiğinde ise tüm Karadeniz kıyıları Osmanlı’nın eline geçmiştir.

İstanbul’un fethi, Osmanlı İmparatorluğu kadar tüm İslam dünyası için de çok önemli sonuçları beraberinde getirmiştir. Bu sayededir ki İslamiyet, başta Balkanlar olmak, üzere daha geniş coğrafyalara, daha kısa sürede yayılma imkanı bulmuştur.
Fetih, Türk ve İslam dünyasının tarihini değiştirdiği gibi tüm dünya tarihi bakımından da çok önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Pek çok tarihçiye göre İstanbul’un fethiyle Ortaçağ sona ermiş ve Yeni Çağ başlamıştır.

Saygıdeğer konuklar,
Konunun tarihsel boyutunu saygıdeğer hocamızdan, en yetkili ağızdan dinleyeceğiz. Ben bir başka noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. O da kimliğimizi oluşmasında tarihimizin ve bu tarihin doğru bir şekilde öğretilmesinin önemidir. Bu itibarla, Orta Asya’da başlayıp Anadolu’ya dek uzanan, Türk tarihinin her safhasının öğrenilmesi ve genç kuşaklarımıza aktarılması büyük bir önem taşımaktadır. Tıpkı Cumhuriyet dönemi tarihimiz gibi Cumhuriyet öncesi tarihimizde övünülecek, örnek alınacak zafer ve başarılarla doludur ve hiç şüphesiz bunların en önemlilerinden biri İstanbul’un fethidir.

Son dönemde, büyük bir mutlulukla, tarihimizin değişik dönemlerine olan ilginin, özellikle genç kuşaklarımızda, giderek arttığını müşahade ediyorum. Bu artışta son dönemde yapılan film ve dizilerin de önemli bir rol oynadığını belirtmeliyim. Hatta öyle ki bu film ve dizilere olan ilgi ülkemiz sınırlarını aşmış, başta Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya olmak üzere tüm yakın coğrafyamıza yayılmıştır. Bu ilgiden istifadeyle, genç kuşaklarımıza tarihimizi daha iyi öğretmeli, tarihimizin kültürümüzün önemli bir parçası olduğunu anlatmalıyız.

Ayrıca, ceddimize karşı nerdeyse 100 yıl önce birinci dünya savaşı sırasında vuku bulmuş trajik olaylar nedeniyle yapılmakta olan haksız suçlamalara karşı tarihi gerçekleri ortaya koymak için de yeni nesillerimizi şanlı tarihimiz konusunda bilinçlendirmek onları gerekli bilgi ve hakikatlarla donatmak bir şarttır. Bu iddiaları çürütmek hepimizin vazifesidir.
Sözlerime son vermeden önce, başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere İstanbul’un fetheden atalarımız ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.

Teşekkür ederim.