Türkiye Cumhuriyeti

Sidney Başkonsolosluğu

Konuşma Metinleri

20 Temmuz Özgürlük ve Barış Harekatı’nın 39. Yıldönümü Töreni, 20.07.2013

Sayın Cemaliye Blako, Kuzey Kıbrıs Türk Derneği Başkanı,

Saygıdeğer Konuklar,

20 Temmuz Özgürlük ve Barış Harekatı’nın 39. yıldönümü münasebetiyle düzenlemiş olduğunuz bu anlamlı törene katılmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyor, başta Sayın Cemaliye Blako olmak üzere, bu gecenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum.

20 Temmuz günü bu yıl, on bir ayın sultanı Ramazan ayına denk geldi. Dolayısıyla bu gece burada hem Barış harekatının yıldönümünü hem de Ramzan ayının gelişini kutluyoruz. Bu itibarla, hem 20 Temmuz Özgürlük ve Barış Harekatı yıldönümünüzü kutluyor hem de hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.

Saygıdeğer konuklar,

Bundan tam 39 yıl önce, 20 Temmuz 1974 günü, kahraman Türk Ordusunun uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklara dayanarak gerçekleştirdiği Özgürlük ve Barış Harekatı’yla Kıbrıs’lı Türk kardeşlerimiz Ada’nın eşit sahibi olarak hürriyetlerine kavuşmuşlardır.

Türkiye, 20 Temmuz Barış harekatıyla, Kıbrıs Türkünün yok edilmesine hiç bir surette izin vermeyeceğini tüm dünyaya duyurmuştur ve bu harekatla tesis edilen barış, istikrar ve huzurun güvencesi olmuştur.

Saygıdeğer Konuklar,

Kıbrıs Türk halkı Ada’daki sorunun adil bir şekilde çözüme kavuşturulması için her zaman yapıcı bir tutum sergilemiştir. Bu yapıcı ve uzlaşmacı yaklaşımının en belirgin örneklerinden birini 2004 yılında yapılan Annan Planı referandumu oluşturmuştur. Kıbrıs Türk halkı, planı büyük bir oy oranı ile desteklerken Kıbrıs Rum kesimi ise daha büyük bir oy oranı ile reddetmiştir.

Kıbrıs Rum tarafının bu uzlaşmaz ve çözümsüzlükten yana tavrı büyük ölçüde, başta Avrupa Birliği olmak üzere, uluslararası toplumun, hakkaniyete aykırı bir şekilde kendisine verdiği destekten kaynaklanmaktadır.

Barışı desteklemesine ve bu yolda özveride bulunmasına rağmen, Kıbrıs Türkünün yıllarca maruz kaldığı izolasyonlar halen devam etmektedir. Uluslararası toplum adil olmayan bu tutumuna bir an önce son vermelidir.

Bütün bu haksızlıklara, adaletsizliklere rağmen Kıbrıs Türkü barış ve çözüm için çaba göstermeye devam etmiştir ve edecektir. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin BM ile işbirliği halinde sarf ettiği bu samimi çabalara yönelik güçlü desteğini bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdürerek, tarihi ve ahdi sorumlulukları çerçevesinde Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edecektir.
Kıbrıs davasında, yurtdışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin vereceği destek büyük bir önem arz etmektedir. Hepimizin çok iyi bildiği gibi, adada kalıcı barışı tesis etmek istemeyen güçler, propoganda çalışmalarını yurtdışında da sürdürmekte, Kıbrıs Türk tarafını çözümsüzlüğün sorumlusu olarak sunmaya çalışmaktadırlar. Düzenledikleri etkinliklerle yurtdışı kamuoylarını KKTC aleyhine kışkırtmayı hedeflemektedirler. Bu ve benzer faaliyetlerle ne yazık ki burada Sidney’de de karşılaşmaktayız. Bu itibarla, Avustralya Kıbrıs Türk toplumunun birlik ve beraberliği büyük önem arzetemektedir ve KKTC karşıtı kampanyaların engellenmesinde hayati bir rol oynamaktadır.

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayının anlamına uygun olarak birlik ve beraberliğimizi pekiştirmeliyiz.

Sözlerime son vermeden önce, kurtuluş mücadelesinde canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, gazilerimizi şükran ve saygıyla anıyor, görev bölgemizde yaşayan tüm Kıbrıs Türk topluluğunun hem Barış ve Özgürlük Bayramını hem de mübarek Rammazan ayını bir kez daha içtenlikle kutluyorum.

Son olarak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş’ı da rahmet ve minnetle anıyorum.
Teşekkürler.